O araziler için karar verildi!
Kamu arazileri ve su yapıları için yeni tapu düzenlemesiyle mülkiyet belirsizlikleri sona eriyor; netlik, güven ve hızlı çözümler.
Yıllardır süren tapu sorunları ve ormanlaştırılmış olarak görülen arazilerin resmi statü farkı, yeni bir düzenleme ile çözüm buluyor. Taslak yasa Meclis’e sunulmadan önce, özellikle konut kuran vatandaşların haklarına vurgu yapan ve tapu süreçlerini kolaylaştıracak düzenlemeler öne çıkarılıyor. Hazırlanan teklif, arazinin gerçek durumu ile kadastro kayıtları arasındaki uyumsuzlukları gidererek, devir ve tapu işlemlerine yeni bir yol açmayı hedefliyor.
Mevcut durumda orman vasfını kaybetmiş alanlar bile kayıtlarda yine orman olarak görünüyordu. Bu durum, vatandaşların çoğu zaman kağıt üzerinde kalan bir belirsizlikle boğuşmasına yol açıyordu. Taslak yasa yürürlüğe girerse, bu tip araziler genel kadastro kapsamına alınacak ve uzun süredir çözülemeyen mülkiyet sorunları adım adım çözüme kavuşacak. Düzenleme yalnızca orman arazilerini değil, zamanla konutla buluşan yaylak ve mera sınırlarını da kapsayacak şekilde genişletiliyor.
En çok etkilenecek iller arasında nüfus yoğunluğunun ve yapılaşmanın yüksek olduğu bölgeler yer alıyor. İşte süreçte öncelik kazanacak iller arasında Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Manisa, Samsun ve Aydın bulunuyor. Bu illerde ikamet edenler için tapu belirsizliklerini sona erdirmek adına daha net bir yol haritası çiziliyor.
DSİ ve su yapılarıyla ilgili alanlar da netlik kazanacak. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğundaki alanlar yanında, Devlet Su İşleri (DSİ) kontrolündeki bölgeler de teklifte ele alınıyor. Kentleşmenin yoğunlaştığı bölgelerde gölet, baraj ve nehir yatağı gibi geçmişe ait kullanım niteliğini yitirmiş alanlar artık konut yapılarının tapusunu etkileyen bir sorun olmaktan çıkacak. Düzenleme ile bu tür su yapıları alanlarının hukuki statüsü belirlenerek, üzerinde inşa edilen yapılar için tapu süreçleri sadeleşecek.
Gözler şimdi TBMM’deki karar sürecinde. Taslak yasasının yasalaşması halinde, yıllardır süren mülkiyet belirsizlikleri artık daha net bir çerçeveye oturacak ve vatandaşların kendi arsalarına kavuşmaları daha hızlı bir şekilde mümkün olacak.