Dolara can geldi
Jeopolitik tansiyon ve dolar etkileri, enerji fiyatlarıyla güvenli liman talebini artırıyor; piyasalarda dengeler boğazları aşıyor.
Geçtiğimiz hafta, ABD ile İsrail’in İran’a yönelin hareketleri sonucunda küresel yatırımcılar güvenli liman olarak görülen varlıklara yöneldi. Bu süreçte Dolar endeksi yaklaşık %1,4 artış gösterdi ve Temmuz 2025’ten beri en hızlı haftalık yükselişini kaydetti. Orta Doğu’daki gerilimler, İran’a yönelik karşılıklar ve bu gerilimin bölgedeki askeri hareketlilikle paralel olarak artmasıyla dünya ekonomisindeki belirsizlikleri güçlendirdi.
İran’ın yakın ülkelerdeki hedeflere yönelik yaptırımları ve ABD’nin hava saldırılarına ilişkin adımları, piyasalarda tansiyonun yüksek kalmasına yol açtı. Enflasyon baskılarının yeniden hız kazanabileceği endişesi, petrol fiyatlarındaki yükselişle birleşerek enerji maliyetlerini artırabilir ve bu durum mali politikadaki tedbirleri de etkileyebilir.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon baskılarını artırabileceği düşüncesini güçlendirdi ve bu da yatırımcıları güvenli limanlar yerine likidite arayışına itti. Böylelikle altın talebinde düşüş gözlemlenirken, dolar talebindeki artış devam etti. Senatör Wicker’ın İran’a kara birlikleri konusundaki seçenekleri üzerine yaptığı açıklamalar ise jeopolitik risklerin daha da büyüyebileceğine işaret etti.
Enerji fiyatlarındaki artışın Avrupa’da resesyon risklerini tetikleyebileceği kaygısı, avro üzerinde baskıyı artırdı ve bu durum Dolar endeksinin yükselişinde rol oynadı. Uzun vadeli beklentiler ise petrolün yüksek seviyelerde uzun süre kalması hâlinde doların güçlenmesini destekleyebileceğini gösteriyor.
Analistler, piyasalarda FED’in bu yıl içinde faiz indirimi ihtimalinin fiyatlama sürecinde zayıfladığını belirtiyor. Bu durum doların değer kazanmasını desteklerken, Avustralya ve Kanada gibi ülkelerin para politikalarında değişim beklentileri piyasalarda hareketliliğe yol açtı. Avrupa Merkez Bankası için de yıl sonuna kadar faiz artış ihtimali kuvvetli olarak görülüyor.
Rubber-stamped: Uluslararası ticaret dinamikleri ve merkez bankalarının politika adımları, doların yönünü belirleyen en temel faktörler olarak öne çıkıyor. Hürmüz Boğazı ile ilgili belirsizlikler devam ederken, yatırımcıların güvenli liman talebinin dolar üzerinde baskısını sürdürmesi bekleniyor.