Felsefe öğretmeni Atatürk’e ağzına geleni saymış!
Manisa’daki olayın ayrıntıları ve Cumhuriyet değerlerine yönelik tepkiler, etraflı analiz ve güvenlik ihtiyaçlarıyla ele alınıyor.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan iddia edilen sözler, eğitim kurumlarında kabul edilemeyecek bir zihniyetin hala mevcut olduğuna işaret ediyor. Felsefe dersi sırasında bir öğretmenin, Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik ağır hakaret niteliğindeki ifadeler kullandığı öne sürülüyor ve bu durum, yalnızca bireysel bir davranış mı yoksa daha geniş bir tutum sorununun göstergesi mi sorusunu gündeme getiriyor.
GENÇ BEYİNLERE EĞİTİM VERMESİ KABUL EDİLEMEZ Söz konusu ifadelerin, henüz 10. sınıfla sınırlı bir sınıf ortamında dile getirilmiş olması, durumun vahametini artırıyor. Cumhuriyet’in kurucu değerlerine yönelik bu tür hakaretlerin, genç beyinlerin eğitim gördüğü bir ortamda yer alması kabul edilemez olarak nitelendiriliyor. Okul yönetimine resmi şikâyette bulunan 11 öğrencinin cesurca hareket etmesi, onların Cumhuriyet değerlerine sahip çıktığını gösteren önemli bir adım olarak görülüyor ve bu samimi tutum takdirle karşılanıyor.
İLK VUKUATI DEĞİL Hadisenin daha önce de benzer iddialarla gündeme geldiğini ifade eden Eğitim-İş yetkilileri, bu durumun münferit bir dil sürçmesi olmadığını, daha derin bir tutum sorunu olduğunun altını çiziyor. Atatürk’e hakaretin suç olduğuna vurgu yapan yetkililer, eğitim kurumlarının ideolojik nefretin değil bilim ve Cumhuriyet değerlerinin yuvası olması gerektiğini belirtiyor. Yetkililere çağrı yapılarak, olayın idari ve hukuki süreçlerle ele alınması ve gerekli yaptırımların uygulanması talep ediliyor. Laik, bilimsel ve kamusal eğitim savunucuları olarak Cumhuriyet değerlerine bağlı kalınacağı ifade ediliyor.
ATATÜRK’E HAKARET EDENE GÖZ YUMAN DA SORUMLU Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay ise öğretmenin kullandığı ifadelerin cumhuriyet değerlerine açık bir saldırı oluşturduğunu vurguluyor. Öğrencilerin Atatürk’ü karalayan içerikleri paylaştığına dair görüntüler olduğuna dikkat çeken Özbay, söz konusu kişinin hâlâ görevine devam edebilmesiyle ilgili olarak devlet kurumlarının tutumunu eleştiriyor. İktidara yakın bir sendikaya üyelik ve bazı yöneticilerle kurulan yakın ilişkilerin bu tabloyu daha da netleştirdiğini söyleyen Özbay, Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne şu soruyu yöneltiyor: Bu kadar ciddi iddialar karşısında neden kimler tarafından korunuyorlar? Hakkında iddia bulunan kişinin derhal görevden uzaklaştırılması ve soruşturmanın gecikmeden tamamlanması gerektiğini vurguluyor. Atatürk’e hakaret edenlerle, buna göz yumanların da sorumluluğunu hatırlatıyor; eğitim ortamlarında Cumhuriyet düşmanlığının yer alamayacağını ifade ediyorlar.