Hürmüz’de tanker krizi
Hürmüz Boğazı’nda petrol taşıma gerginliği ve operasyonel zorluklar: riskler, güvenlik önlemleri ve ticaret akışına etkiler.
Güvenlik riski tırmandıkça Hürmüz Boğazı üzerinden petrol tankerlerinin geçişi önemli ölçüde durgunlaştı; bölgeye onlarca tanker iki yakaya yığıldı. Basra Körfezi’nin ağzında bulunan bu stratejik su yolu, Orta Doğu’nun petrol ve LNG üretimini Umman Denizi ile Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlara taşıyor. Günlük küresel petrol tüketiminin yaklaşık %20’sinin bu koridordan geçtiği biliniyor ve özellikle Suudi Arabistan, BAE, Irak, Kuveyt ile İran’ın payı yüksek düzeyde. Gönderimler çoğunlukla Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerine yöneliyor.
İran ile ABD ve İsrail’in hafta sonu başlattığı operasyonların ardından bölge gerilimi artarken, Boğaz üzerinde hareketler yavaşladı. Sigorta maliyetlerindeki artışlar, gemi operatörlerini Boğaz’dan geçişleri askıya almaya itti. Kpler’in verilerine göre 27 Şubat’ta Hürmüz Boğazı’ndan 21 milyon varil ham petrol ve ürün taşıyan 15 tanker geçerken, 28 Şubat’ta bu rakam 21,6 milyon varil ve 18 gemiye yükseldi. Ancak 1 Mart itibarıyla geçişler hızla daraldı ve sadece 3 tanker Boğaz’dan çıktı; taşıdıkları miktar ise yaklaşık 2,8 milyon varildi.
Yıllık olarak, Hürmüz Boğazı’ndan taşınan ham petrol ve ürünlerinin günlük ortalaması yaklaşık 19,8 milyon varil oldu. Bu durumda 1 Mart’ta ihracatın günlük ortalamaya göre yüzde 86 oranında düşmesi kaydedildi. Veriler, yüklerin boğaz üzerinden geçiş için önce bir itici güçle boşaltıldığını, ardından koşulların kötüleşmesiyle geçişlerin durma noktasına geldiğini gösteriyor.
Şu anda İranlı olmayan 706 tanker, boğazın her iki yakasında bekliyor. Toplam 334 ham petrol, 109 kirli petrol ürünü ve 263 temiz petrol ürünü taşıyan tankerler, Orta Doğu Körfezi (batı), Umman Körfezi (doğu) ve Arap Denizi’nde değişik noktalarda konumlanmış durumda. Boğaz içindeki yüklemeler süsse de doğu yönündeki çıkışlarda azalma görüldüğü ve yüklerin geçiş için daha uzun süre beklediği ifade ediliyor; bu da varışlarda gecikmelere ve nakliye maliyetlerinde artışa yol açabilir.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA YAŞANANLAR ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, boğazını kullanacak gemilere geçiş izni verilmeyeceğine dair mesajlar ilettiği iddialarını gündeme taşıdı. Resmi makamlar bu iddiaları doğrulamazken, Basra Körfezi’nde faaliyet gösteren gemilerin uluslararası çağrı kanalı VHF Kanal 16 üzerinden mürettebatla iletişim kurulduğuna dair haberler yayıldı. İran medyası ise boğazın fiilen kapandığını iddia etmişti. Bazı konteyner gemileri güvenlik risklerindeki artış nedeniyle Hürmüz Boğazı’nı terk etmek amacıyla U dönüşleri yaptı.
UKMTO’nun dün yaptığı açıklamada, Umman Körfezi, Musandam yakınları ve BAE sularında gerçekleşen saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı’nda güvenlik riskinin en üst düzey olan kriz seviyesine yükseldiğini teyit etmesi, durumu daha net bir şekilde ortaya koydu.