Eylül ve ekimde kavrulacağız
2025-2026 küresel sıcaklık trendleri ve Türkiye için Ocak–Mart değerlendirmesi: veriler, öngörüler ve etkiler hakkında kısa analiz.
Küresel iklim dinamikleri, C3SJan 2026 verileriyle birlikte kıştan bahara geçiş sürecinde sıcaklık eğilimlerinin devam ettiğini gösteriyor. 1991-2020 referanslarına göre hesaplanan küresel ortalama yüzey sıcaklığı, Aralık 2025’te 0,49 derece fazlaya çıkarak 13,15 derece olarak kaydedildi ve bu, aralıklar arasındaki sıcaklık sıralamasında en yüksek beşinciye karşılık geldi. Ancak Aralık 2025, geçmişin en sıcak Aralık ayı olan Aralık 2023’ten 0,36 derece daha serin geldi.
Ocak 2026 için bir sıçrama daha: Yeni yıla girildiğinde küresel ortalama yüzey sıcaklığı 12,95 derece olarak belirlendi ve Ocak 2026, en sıcak beşinci Ocak olarak kayda geçti. 1991-2020 Ocak ortalamasının 0,51 derece üzerinde gerçekleşen bu değer, Ocak 2025’in sıcaklığını ise 0,28 derece geride bıraktı.
Şubat ayı verisiyle birlikte yeni bir dönemeç: Şubat 2026’da küresel sıcaklık 13,26 derece olarak ölçüldü. Bu ay, yılın ikinci ayında en sıcak beşinci Şubat olarak anıldı ve 1991-2020 Şubat ortalamasının 0,53 derece üzerinde çıktı; Şubat 2024 ortalamasının ise 0,28 derece altında kaldı.
Mart ayında görülen rekortmenliğin etkisi: İlkbaharın ilk ayı olan Mart, mevcut verilere göre en sıcak dördüncü Mart olarak kayda geçti. Mart 2026’da ortalama yüzey sıcaklığı 13,94 derece olup 1991-2020 Mart ortalamasının 0,53 derece üzerinde yer aldı; bu ay, Mart 2024’e göre 0,20 derece serin kaldı.
Barajlar ve yağışın durumu: Prof. Dr. Levent Kurnaz, bu kışın önceki yıllarla kıyaslandığında yağış eksikliği ve sıcaklıklar arasındaki dengenin alışılmadık olmadığını belirtti. İstanbul’da yağışlar sınırlı kaldı ve son yaklaşık 15 yıldır bu durum yaygın bir örüntü haline geldi. Özellikle mart ayında bölgesel yağışlar belirginleşirken, uzun vadeli susuzluk ve kuraklık riskine dikkat çekti.
Türkiye için yağış ve barajlar konusundaki görüşler: Kurnaz, mart itibarıyla sıcaklıkların en sıcak yıl seviyesine doğru yükselnmeye başladığını ifade etti; şu anda yağışlar henüz bu yükselişi etkilemiş değil. Ayrıca yaz döneminde sıcaklıkların yüksek seyretmesi bekleniyor; Temmuz sonlarına doğru rekorların kırılması ve süper El Niño olasılığının güçlenmesi, özellikle eylül-ekim dönemlerinde Türkiye’nin sıcaklık ortalamalarını önemli ölçüde yukarı taşıyabilir. Bu süreçte baraj doluluklarının istenen seviyeye ulaşması için dikkatli bir su yönetimi gerekmektedir.
Yıllık öngörü ve heyecan verici işaretler: 2026’nın şu ana kadarki bölümünde 6-7 Ocak günleri, tarihte en sıcak günler arasında yer aldı. Yaz döneminde yüksek sıcaklıkların devam etmesi beklenirken, El Niño’nun başlaması ile birlikte sıcaklık rekorlarının daha da güçlenmesi olasılığı bulunmaktadır. Uzmanlar, yazı çok geçirmeden atlatabileceğimizi ve gelecek eylül-ekim dönemlerinde olağanüstü sıcaklıklarla karşılaşabileceğimizi belirtmektedir.